|
ŞEHRİYAR KÜLTÜR OTAĞI TAR DİNLETİSİ:11 nisan 2005..katılımcılar ist ünv.huk.fakültesinden Doç.Dr Yener ÜNVER Doç DR Ali kemal YILDIZ,Bahçeşehir ünv.Prof.Dr Timur DEMİRBAŞ ANAYASA MAHKEMESİ RAPAORTÖRÜ Osman CAN DEVAMI.........
İSTANBULDA AZERİ KÖKENLİ DEV BİR İŞ ADAMI:-Azerbaycandan Rusyaya, Bulgaristandan Yunanistana, İrana kadar 21 ofisimiz var. Palmali, gemicilikte dünyanın ilk 5 firması arasında, toplam 28 bin çalışanımız var. Öteki yatırımlarımızı da katarsak, bu rakam 45 bini geçer. Geçen yıl yaklaşık 7 milyon ton petrol, petrol ürünü ve kuru yük taşıdık. Bütün büyük armatörlere sorun; hepsi Palmali buraya geldi, Türk tankerciliği çok güzelleşti’ diyecek. Birçok Türk armatöre iş veriyoruz, eskiden bunlar Yunanlılara verilirdi. Ben Rusyada o işi Yunanlıların elinden alıp pazara Türkleri soktum, Türk meslektaşlarımla iftihar ediyorum
TÜRKİYEDE VE DÜNYADA DEV BİR AZERİ KURULUŞU, PALMALİ
BALAĞANA:Iğdır yöresine ait yöresel balağana evleri
Iğdır Adının Kaynağı
Iğdır'ın adı; 24 Oğuz boyundan 21.sayılan İç-Oğuzlar Üç-Ok koluna mensup Oğuz Han'ın altı oğlundan biri olanCengiz ALP'ın en büyük oğlu olan 'Iğdır Bey' den gelmektedir. Bu boyun ilkbaşbuğ'u Iğdır Bey'dir. Iğdır, kelime olarak 'iyi, büyük, ulu, yiğit başkan vebahadır' gibi anlamlara gelmektedir
Iğdır halk oyunları, Türk'ünkendisidir. Yöre insanının duygularını, düşüncelerini en içten biçimde sergiler.Bazen bir ordunun atılışını yansıtan sesli bir tablodur. Cihandaki zaferlerimiziaksettiren canlı bir tarihtir. Bazen Türk'ün ölümsüz ruhu için dikilmiş birbağımsızlık anıtıdır. Bazen bir coğrafyadır, yer yüzündeki dağılışımıza,doğal koşullarımıza göre hareket ve ses alır. Çeşitli figürlerle bir destanolmuş, bir deniz kaynayışına ulaşmış, ovada da bir ipek yumuşaklığıylaincelmiştir. Kıskançlığımız onlardadır, yiğitliğimiz onla/dadır,kahramanlığımız onlardadır, neşemiz, sevincirniz onlardadır. Kısaca bütünyaşantımız onlardadır.
Iğdır' da halk oyunlarının çok büyük birönemi bulunmaktadır. Azerbaycan Türk Halk oyunlarının oynandığı oyunlar, hemenhemen günlük yaşantımızda bize iz bırakan bir olaydan esinlenerekyaratılmıştır.Acı, tatlı, hüzünlü, yiğitlik, savaş bazen de aile içindeyaşanılan olayları mimik ve hareketle canlandırmanın en güzel örnekleridir. Bunedenle oyunlar çok canlı ve incelikle oynandığından izleyenlere büyük bir hazvermektedir.
Tarihçesi
Kars iline bağlı bir ilçe iken, ekonomik,sosyal ve stratejik özellikleri dikkate alınarak, 27.05.1992 tarih ve 3806 sayılı kanunhükmünde kararname ile Türkiye'nin 76. ili olmuştur. Doğu Anadolu Bölgesinindoğusunda yer alan ilimizde, asırlar boyu birçok medeniyetin ve uygarlıkların hükümsürdüğü, bıraktıkları tarihi kalıntılardan anlaşılmaktadır. Günümüze kadar;Urartular, Sakalar, Moğollar, Sasaniler, Selçuklular, Karakoyunlular ve Osmanlıİmparatorluğu'nun kültürleri ilimizde hayat bulmuştur ve izleri hala yansımaktadır.14 Ekim 1920 tarihinde Kazım Karabekir komutasındaki ordumuz tarafından Ermeniişgalinden kurtarılarak anavatan topraklarına katılmıştır. ğdır ile ilgili olarakbugüne kadar yapılan çeşitli arkeolojik ve prehistorik (tarih öncesi) araştırmalar,bölgedeki yerleşmelerin insanlık tarihi kadar eski olduğunu, bölgenin bir çok medeniyete ve uygarlığa beşiklik ettiğini ortaya koymaktadır. Iğdır Ovası'ndabulunan kara obsidiyen taş aletlerle, çakmak taşından yapılmış aletler, mezolitik(yontma taş) devrin bölgede de yaşandığını göstermektedir. Bölgenin ilk yerleşikkavmi, MÖ. 5000-4000 yıllarında Orta Asya'dan geldikleri kabul edilen, bugünkü Azerbaycan, Sürmeli Çukuru ve Doğu Anadolu'da yerleştikleri sanılan HURRİLER'dir.Hurrilerden sonra, MÖ.. 3000-2000 yıllarında MİTANNİLER, ETİLER, ASURLAR,KİMMERLER, MEDLER, PERSLER, SÜMERLER ve SUBAİLER gibi kavimlerin Orta Asya'dan gelerekAğrı Dağı yamaçları, Aras Nehri Havzası ve Doğu Anadolu'da ikamet ettiklerisanılmaktadır. Bölge daha sonra sırasıyla; URARTULAR, İSKİTLER, SELEVKOSLULAR,ARSAKLILAR, SASANİLER, ARAPLAR, BİZANSLILAR, SELÇUKLULAR, MOĞOLLAR, ÇİNGİZLER,İLHANLILAR, CELAYIRLILAR, KARAKOYUNLULAR, AKKOYUNLULAR ve SAFEVİLER' İN elinegeçmiştir.Yavuz Sultan Selim'in 1514'te Çaldıran Savaşı'yla Safevileri yenmesiylebirlikte bölge de Osmanlı idaresine girmiştir. Osmanlıların 1583'te Revan'ı (Erivan)fetihlerinden sonra, bugünkü Iğdır, Tuzluca ve Aralık ilçelerinin idaresi"Aralık Kazası" adıyla Revan Eyaleti'ne bağlanmıştır. İranlılarlayapılan savaşlar sonunda imzalanan 1736 tarihli İstanbul Antlaşmasından sonra 1827'yekadar İRAN idaresinde kalan bölge, 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı (93 harbi) sonunda 42yıl Rus işgaline maruz kalmıştır. 1917 Ekim Devriminden, Bolşevik İhtilali sonraiçine düştüğü siyasi bunalımdan kurtulamayan Rusya'nın diğer devletlerleBrest-Litovks muahedesini imzalamasıyla bölge, tekrar Türklere geçmişse de 30 Ekim1918 tarihli Mondros Mütarekesiyle Türk orduları bölgeden çekilince bölge Ermeniler'in mezalimine sahne olmuştur. Nihayet, 14 Kasım 1920'de 15. Kolordu Komutanı KazımKarabekir komutasındaki kahraman Türk ordusunca bozguna uğratılan Ermenilerin ArasNehri'nin kuzeyine püskürtülmesiyle birlikte, Iğdır ve çevresi de kesin olarak Türkiye'nin mukaddes topraklarının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Nitekim,Iğdır'da 14 Kasım tarihleri ilin düşman işgalinden kurtarılışının yıldönümü olarak her yıl törenlerle kutlanmaktadır.
ığdır-nahçivan kültür ve dayanışma festivalini tasarımını yapıp ığdır valisine sunan ve yapımını gerçekleştiren ığdır akud derneyine teşekkürler
SELÇUKLU KÜMMBETİ
selçuklu dönemine ait bu tarihi yapıt ığdırdan 15 km uzaklıkta bulunan necefali kadıkışlak köyündedir.
AZERİ İSAK PAŞA
İshak Paşa Sarayı, saraydan öte bir külliyedir. İstanbul Topkapı Sarayı'ndan sonra son devirde yapılmış sarayların en ünlüsüdür. IĞDIR il merkezine 50 km uzaklıkta bir dağın yamacındaki tepe üzerine kurulan Saray, Osmanlı İmparatorluğu'nun Lale Devrindeki son büyük anıt yapısıdır. 18. yy. Osmanlı mimarisinin en belirgin ve seçkin örneklerinden olduğu kadar, sanat tarihi yönünden de değeri büyüktür. Sarayın Harem Dairesi Takkapı kitabesine göre yapılış tarihi Hicri 1199, Miladî 1784'tür.
Saray, kalelerin özelliğini kaybettiği; ateşli silahların bulunduğu bir çağda yapıldığından, doğu yönündeki tepelere karşı müdafaası zayıftır. Cümle kapısı müdafaa bakımından en zayıf noktasıdır. Cümle kapısı bölümü, İstanbul ve Anadolu'da kurulan saraylarınkinden farksız olup, taş işçiliği ve oymacılığı yönünden muntazamdır.
AZERİ TÜRKLERİNE özgü tarihi saray örnekleri bugün ülkemizde pek az sayıda kalmıştır. Bunlardan biri de İshak Paşa Sarayı ve Külliyesi'dir.
BUNLARI BİLİYORMUYDUNUZ.?
Güneşin ülkemize ilk ığdırdan doğduğunu...ülkemizin ve avrupanın en yüksek dağının(ağrı dağı)ığdırda olduğunu...türkiyenin en yüksek anıtının(soykırım anıtı)ığdırda olduğunu...ülkemizde iki ülke arasında yapılan tek festivalin (ığdır nahçivan kültür dayanışma festivali)ığdırda olduğunu...dünyada 3 ülkeye sınır ilin sadece ığdır olduğunu fakat bu konumumuzun hiç bir şekilde deyerlendirilmediğini...ağrı dağında nuhun gemisinden kalıntılar olduğunu ığdırın necefali köyünde karakoyunlulardan kalma bir kümbet olduğunu biliyormuydunuz
Dünya azeri diasporası için tıkla
isviçre azerbaycan kült.derneği için tikla
kampanya türk için tıkla
GAMOH için tıkla......................
tebrizin sesi için tıkla
altaylardan anadoluya tıkla
ALEVİ BEKTAŞİ KARDEŞLERİMİZ İÇİN TIKLA
KAYSERİ İÇİN TIKLA
malatya iğdir köyü için tıkla
RİZE İÇİN TIKLA.......
BULGAİSTAN TÜRKLERİ İÇİN TIKLA
AHISKA TÜRKLERİ İÇİN TIKLA
izmir azrbaycan kültür şb. için tıkla
babek kurultayı canlı
tuzluca hamurkesen alabalık tesisleri ,doğayla başbaşa balık yeme zevkini burada yaşaya bilir ve pazarın keyfini burada çıkara bilirsiniz unutmayın ığdırın parası ığdırda kalmalıki öyle zenginleşelim...
ığdır AKUD ekibi ve şehriyar düşünce platformu ığdır sanayi tic. odası başkanı Kamil ARSLAN'ı ziyaret etti.yapılan toplantıda ığdırın ticari sorunları ele alındı oda başkanı Kamil Arslan ığdır organize sanayi sitesini bir an evvel bitirmeye çalıştıklarını söyleyerek ığdırın kalkınması için elimizden gelen her şeyi yapmaya hazırız dedi.Arslan, ayrıca ağrı dağının turizme açılması konusunda birtakım ciddi çalışmaları olduğunu dile getirdi
|
|
|
|
|
|
|
!!!!!!!!!!!!!! söylenceye göre gökten 3 şeker düşmüş yere, azeri almış şekeri diline sürmüş,kürt almış konuğuna sunmuş,terekemede almış şekeri ğengeline katmış. ve o günden bu yana azerilerin sözü sohbeti tatlı olur,terekemenin ğengeli lezzetli olur,kürtlerde konuk sever olur.bir renk senfonisidir ığdırımız,azerisiyle ,kürdüyle,ahıskalısıyla,varnasıyla.dört kültürün birarada kardeşce yaşadığı bir şehirdir ığdırımız..
IĞDIRIN BİLİNMEYEN YÖNLERİ: 1920 li yıllarda anadoluda lise mezunu zor bulunurken erivan nahcivan ve tebriz üniversitelerinden mezun olan azeri türkleri BOLŞEVİK ZULMÜNDEN kaçarak ığdıra yerleştikten sonra ığdırın simasını nasıl değiştirdiler.neler yaptılar hangi imalatları kurdular,1920 li yıllarda ığdırda yaşam nasıldı doğu illerinin çoğunda sinema yokken ığdır ve köylerinde kaçtane sinema vardı,ülkemiz bir somunu bile dışardan ital edrken ve anadolu insanı gazozla tanışmadan önce ığdıra gazoz dondurma çeltik buz fabrikaları hangi ığdırlılar tarafından kurulmuştu?hasanhan köyünden topluca göç edip amerikaya yerleşen hasanhan azeri türkleri amerikada nerelere kadar geldiler ABD nin en zengin mücevher kralı ığdırlımı?????çok yakında bu soruların cevabını sitemizde bulabilirsiniz
ARAS TÜRK CUMHURİYETİ: 3 Kasım 1918'de Iğdır ve Nahcıvan çevrelerini kapsayan topraklar üzerinde kurulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu ile birlikte, Iğdır Türkiye'de, Nahcıvan bölgesi Sovyet Rusya'da kalmıştır.Tarihte kısa süreli kurulmuş bu türk devletinin asıl kurucuları ığdır nahçivan ve erivan şehirlerinin azeri ahalinden oluşmuştur önümüzdeki günlerde bu devletin kurucularıyla ilgili bilgiler vereceğiz sizlere (örnek ali ekber tufan kalbayı talat tufan'ın dedesi)
www. yeşil ığdır gazetesi
meltem tv canlı tıkla
525.gazete azerbaycan tıkla
NEVRUZ:Türk dünyasının ulusal şenlik bayramıdır nevruz bir varoluş yeniden diriliş harekatıdır.nevruz türk dünyasının il dönümüdür.tüm islam aleminde kutlanan bayramlar içerisinde türk kültürünü ait tek bayram nevruz bayramıdır.NEVRUZUNUZ MUBAREK
Azerbaycanın sevinci sevincimiz
kederi kederimizdir.
M.Kemal ATATÜRK
Biz bir millet iki devletiz.
M.Emin RESULZADE
Iğdır Halk Eğitim Merkezi, Iğdır Lisesi ve Iğdır Ziya Gökalp İlköğretim
Okulu Gümüşhana'de yapılan ' Halk Oyunları Yarışması'nda, 'düzenlemeli
dalda' grup birincisi olarak Türkyiye finaline katılmaya hak kazandı. Bu
başarıda emeği geçen başta usta öğreticiler Servet Çiftçi ve Tamar Salar'a
başarılar dileriz.ığdır lisesi folklor ekibi merhum av.ibrahim bozyelin üstün çalışma ve gayretleriyle 1992 de fransada yapılan uluslar arası yarışmada dünya birincisi olmuştu
ığdır şehri her fırsatta
bıir güzellik sunar insana
şehir merkezinden
15 km uzaklıkta ermenistanı
80 km de iranı 75 km de ise
azerbaycanı görme
imkanınız var..bir süprizler
şehridir ığdır görmesini
yaşamasını bilene..
SOYKIRIM ANITI
24-26 Nisan 1995
tarihleriarasında Iğdır'da düzenlenen "Tarihi Gerçekler ve
Ermeniler" konulu Uluslararası Sempozyum'a çeşitli ülkelerden bilim ve
siyaset adamları katılmıştır.Sempozyuma
Azerbaycan'dan katılan
Mimar Prof. Dr. Cafer Gayisi'nin,
Ermeniler
tarafındankatledilen Türkler hatırasına hazırladığı anıt projesinin katılanlar tarafındanbeğenilmesi üzerine
anıt projesinin inşa edilmesinin
gerekliliği sempozyum sonuçbildirisinde şu şekilde vurgulanmıştır:
"DoğuAnadolu'da geçmişte kaybettiğimiz bir milyondan fazla şehidimizin aziz hatırasınıgelecek kuşaklara
aktaracak ve 24 Nisan'ı Katliam
günü olarak kabul edenlere veonlarcası dünyanın birçok yerinde açılan sözde
soykırım anıtlarına cevapverecek bir Şehitler Anıtı'nın Iğdır'da
açılması ve Oba Köyü'nde bir şehitlikdüzenlenmesiz
kararlaştırılmıştır. Iğdır'da inşa
edilecek bu anıt; geçmiştekikötü
günleri ve bizleri düşman eden
sömürgeci devletleri sürekli aklımızdatutmamızı sağlayacak,
geleceğimize dostluk, iyi komşuluk ve işbirliği temelindeışık tutacaktır."
www.human.az ermeni terörü
Ağrı Dağının Tarihçesi
Ağrı Dağı, jeolojik konumunun yanısıra, tufandan sonra Nuh'un gemisine ev sahipliği yaptığı inanışı dolayısıylaefsanevi kimliğiyle de ön plana çıkan bir dağdır.
Kutsal kitaplarda da adı geçen bu dağ, birçok dilde farklı adlarla anılmaktadır.Bunların başlıcaları, Ararat, Kuh-i Nuh, Cebel el Haris'tir.
Marco Polo'nun yazılarında, hiçbir zamançıkılamayacak bir dağ diye sözünü ettiği bu etkileyici dağın ilk tırmanışı,kayıtlara göre 9 ekim 1829 yılında Profesör Frederik Von Parat tarafındangerçekleştirildi. Dağın ilk kış tırmanışı ise çok daha geç bir tarihte, 21Şubat 1970'de Dağcılık Federasyonunun eski başkanlarından Dr. Bozkurt Ergörtarafından gerçekleştirildi. Bilindiği kadarıyla kalabalık bir ekip halinde denenentırmanışta yalnızca Dr. Bozkurt Ergör zirveye ulaşmayı başardı. İzleyen yıllarda özelliklede 1980'li yılların ikinci yarısında başarılı kış tırmanışlarıgerçekleştirildi. Kış koşulları çok fazla dağcının zirveye ulaşmasına izinvermese de 1980'li yılların yaz aylarında binlerle ifade edilebilecek sayıda yabancıdağcı bu dağı ziyaret etti.
Günümüze kadar Ağrı Dağı'nın solo kışçıkışı yapılmamıştır. Dağın coğrafi konumu nedeniyle çok sert fırtınalarahedef olması ve hızla değişebilen hava koşulları nedeniyle, kış aylarındayapılacak bir solo tırmanış halen dağcıların önünde başarılamamış bir hedefolarak durmaktadır
Doğu Anadolu Bölgesi’ninErzurum-Kars bölümünde yer alan İlimizin kuzey ve kuzeydoğu sınırını Aras Nehrive bu nehrin yatağı boyunca geçen Ermenistan sınırı teşkil eder. Bölgenin doğu vegüneydoğusunda Nahçıvan ve İran, güneyinde Ağrı İli, batı ve kuzeybatısındaise Kars İli yer almaktadır. Yüzölçümü 3539 Km²’yi bulan ilin, Ermenistan ilehududunu boydan boya Aras Nehri teşkil etmektedir. Bölgenin, yaklaşık %74’üdağlık, %26’sı da ovalık araziden oluşmakta olup, il genelindeki en önemliyükseltiler Büyük ve Küçük Ağrı, Zor, Durak ve Pamuk Dağları’dır. En önemliakarsuları ise Aras ve Karasu nehirleridir. Yazları sıcak ve kurak, kışları isesoğuk ve rutubetli bir mikroklima iklime sahip olan Iğdır’ın jeolojik yöndenyapısı alüvyoniktir
ığdır_ nahçivan ve iranın güney azerbaycan eyaletinde bulunan selçuklu türklerine ait koç başlı mezar taşları
Iğdır'ın Göğe Uzanan Eli: Ağrı Dağı
Evliya Çelebi'nin Türkmen yaylağı ,Marco Polo'nun hiçbir zaman çıkılmayacak bir dağ diye sözünü ettiği AğrıDağı'nın uzaktan mavimsi bir görüntüsü var. Başında kardan beyaz şapkası…Gökyüzüyle, bulutlarla dost Ağrı Dağı… Bir de yavrusu var bu dağınkanatlarının altında: Küçük Ağrı Dağı…
Ağrı Dağı için, "Ararat" adı dakullanılır. Ermenice bir kelime olduğu zannıyla tepki de gösterilir. Oysa bu adınErmeni ve Ermenice ile alakası yoktur. Kaynaklarda, daha Ermeniler bu bölgeye gelmedençok önceleri kullanıldığı görülür. Urartu kaynaklarında geçen"Ararat" adı, Ağrı Dağı çevresi için kullanılan bir yer adıdır. Araratbölgesinin dağı anlamında da kullanılmıştır. Ermeniler bu gerçeği anlayınca,yapmacık olarak sahiplendikleri ve kullandıkları bu adı bırakmış ve AğrıDağı'na Masis dağı demeye başlamışlardır. Oysa "Masis" kelimesi deErmenice değil, Gürcücedir.
Ağrı Dağı'nın piramit şeklindegökyüzüne doğru dimdik yükseldiğini söyleyen Marco Polo'nun: "Bütün yıl,kar eksik olmuyor tepesinde, hep bembeyaz, bulutlu. Dağın etekleri ise yemyeşil, gürotlaklarla çevrili, Türklerin hayvanları otlatması için bulunmaz bir bölge"olarak anlattığı Ağrı Dağı, Türkiye, İran ve Nahçıvan devlet sınırlarınınkesişme noktasına oturmuştur. Görülmeye değer heybeti ile geniş bir alana egemenolduğu için, Iğdır ve Nahçıvan'ın her tarafından, Ağrı ilinin bir çok yerinden,Van'ın, Erzurum'un, Kars'ın, Ermenistan'ın ve İran'ın yüksek yerlerindengörünmektedir.
Ağrı Dağı'nın kuzeybatı eteklerindeinşâ edilen Surp-Mari / Sürmeli (Karakale), Iğdır Ovasının en büyük ve meşhurşehriymiş… Büyük tufandan sonra kuru toprak üzerine inşa edilen ilk şehrin,Nuh'un oğulları tarafından bu bölgede inşa edildiği inancı hakimdir. Selçuklukaynağı Ahbarü'd-Devleti's-Selçukiyye'de: "Bu kalenin içinde akarsular vebostanlar vardı" denmektedir. 1664 yılında meydana gelen büyük depremde IğdırKalesinin yıkıldığı ve ahalisinin ovaya inerek bugünkü Iğdır şehrinin nüvesinikurduğu ileri sürülmektedir. 1927 tarihli Tahrir Defteri'nde Iğdır adlı nahiyeninvarlığı, bu görüşü desteklemektedir.
İspanyol Elçisi Ruj Gonzales de Clavijo, 29Mayıs 1404 Perşembe günü öğle üzeri Iğdır/ Sürmeli'ye geldiklerinikaydetmektedir. Büyük tufandan sonra ilk inşa olunan şehrin Surmari (Sürmeli)olduğunu, şehrin kapısı üzerinde kuvvetli kuleleri olan bir kalesinin bulunduğunukalenin iç içe iki kapsının olduğunu ve şehrin giriş kapısından vadi içineinilebildiğini belirtmektedir. 30 Mayıs 1404 Cuma günü Karakale'ye geldiklerini, bukalenin bir kadın tarafından idare edildiğini, kendisinin Timur'a tabi olup ona vergiverdiğinden bahsetmektedir. Eskiden bu kalede şakilerin barındığını, civardan gelipgeçen yolcuları ve kervanları soyarak geçindiklerini, Timur'un bu kaleye hücum ederekkaleyi ele geçirdiğini ve eşkıya reisini idam ederek kalenin idaresini reisinhanımına bıraktığını anlatmaktadır. Timur, kalenin tekrar eşkıya barınağıolmaması için, bütün kapılarını yıktırdığı ve bir daha kapı yapılmamasınıyasakladığı belirtilmektedir. Clavijo, bölge gezilerinde Ağrı dağında yaygınotların bulunduğunu, bunlar arasında bir çok sular (pınarlar) aktığını ve yoldapek çok şehir harabelerine, büyük taşlardan inşa olunmuş evlere rastladıklarını,dağın eteğindeki vadilerde bir takım böceklerden çıkarılan kırmızı boyalarlaipeklilerin boyandığını belirtiyor.
Kendisine atfedilen dini ve efsanevi özelliğiile meşhur Ağrı Dağı'nın önem ve şöhretini arttıran dini-efsanevi husus, büyüktufandan sonra Hz. Nuh'un gemisinin Ağrı Dağı'nda karaya oturduğu inancıdır. Buözelliği nedeniyle "dinler tarihi" açısından da önemli bir yere sahiptir.Tarih boyunca Ağrı Dağı'nı, Oğuzlar "Arkuri" (Arkadaki Dağ), Marko Polo(1290 yılında bölgeden geçerken) "Akdağ", Katip Çelebi (Ünlü eseriCihannüma'da) "Kül-i Argı", Evliya Çelebi (Ünlü eseri Seyahatname'de)"Kül-i Argı", Batılılar "Ararat", Araplar "Cebelü'lHaris", İranlılar "Küh-i Nuh", Ermeniler "Masis Dağı" olarakadlandırmışlardır.
Yörede, Iğdır'a gidip de Ağrı Dağı'nı görmeden, Türklüğün sembolüKoçbaşlı Mezarları görmeden, Karakale'yi gezmeden, Bozbaşı'nı yemeden gelmeyinderler.
TEREKEME:
Azerbaycan coğrafyasının yüksek
kesimlerinde tarım ve hayvancılıkla
uğraşan azerbaycan halkının bir
parçasıdır oyunlarıyla meşhur bu
halk zaman zaman azerbaycandan
anadoluya göç ederek ığdır Kars
ağrı bitlis ve van yöresinede yerleşmişlerdir.terekeme oyunu:
kadın ve erkeğin birlikte
yürüttüğü iki kişilik oyundur. Ayrı
havası vardır. Musikîsi,
Bayburt bar havalarından sayılır.
Terekeme, tarihi yüzyılların
derinliğiyle bilinen Türk
boylarından biri olup, Türk
adı kelimenin yapısında vardır.
Terekeme
oymağı, şimdi Kars ve havalisinde yerleşiktir. Oralarda Terekeme
oyununun tek kişiyle oynandığı
da oluyor.
ARAS TÜRK HÜKÜMETİ :Türk ordusunun dağıtılmasını ve Tüek vatanının işgalini gerçekleştiren mondros mütarekesi ile birlikte üç sancakta gelecek günlerin neler getireceği büyük endişelerle takip edilir hale geldiği günlerde bu defa nahçivan dan Revan dan Şerurdan Ecmiyadizm den ve sürmeliden gelen millet temsilcisiatalarımız büyük Türkler 3 kasım 1918 günü Kamerli de toplanarak milletin kaderini üstlenmek amacı ile ve yörelerinde egemenlik kurabilmek üzere Aras Türk Hükümeti adı altında devletleşme yoluna gittiler.Başkanlığa Emir Bey Ekberzade getirildi.Milli savunma Bakanlığına Cihangirzade İbrahim bey,Maliye bakanı olarak Kamber Ali Bey Benanyari İçişleri bakanı olarak Bakır Bey Rızazade Dış işleri bakanı olarak Hasan Ağa Safazade Adalet bakanı olarak Mehmet Beyzade Şeyhülislam olarak Mirza Hüseyin Mirza Hasanzade ve sonradan Müfti Hoca Ekit görevlendirildiler.Aşiret reisi Gneral Ali Eşref Bey de hükümetin koltuksuz üyeliyine seçilmiştir.Bunun dışında 5kasım1918 de Kars yöresinde Güney Batı Kafkas Geçici Hükümeti oluşturulmuştur.Hükümeti oluşturan kişiler; Borçallı Kepenekçi(kepenekli)Emin Ağa Kağızmanlı Ali Rıza (Ataman) bey Sarıkamışlı Piroğlu Fahrettin(erdoğan) Karslı Sarı SalihoğluMuhlis(Ataman) bey ve Karslı Mamiloğlu Tevhüddün Bey adındaki kişiler oluşturmuştur.
heyderbaba alçağların köşk olsun
bizden sonra galanlara eşk olsun
geçmişlkerin gelenlere meşk olsun
evladımız meshebini danmasın
HER İÇİ BOŞ SÖZE ALDANMASIN
şehriyar
|
|